9 Aralık 2013 Pazartesi

Otobüste cep telefonuna notlar alınır....

      Yoldayım.
Yarı uykulu gözlerimi yola dikmişim. Bir türkü tutturmuş kulaklığım; “hasret bitiren yollar…”Aslında otobüsün camından gördüğüm bu yollar kimsesizleştiriyor sanki beni. Yoksunlaştırıyor bir nebze. Neyse ki çay getiriyor muavin.
      Ağzımda kağıt bardaktan içilmiş şekersiz çayın buruk tadı.. Acı. Kâğıt bardak neyse de çay şekersiz olmuyor yahu! Düşünüyorum da, bir şekerin bile yokluğu böyle acı bir tat bırakıyorken insanda, nasıl alışılır ki bu kadar çok yokluğa? Bence ‘şekeri olmayan çay’ üzerine de şiirler yazılmalı artık. Hem zaten şiir yazmak için değil midir bütün yokluklar? Evet, şiir yazmak içindir. Ve de dua etmek…
-Belki de dua etmenin ve şiir yazmanın lezzetine varabilmek için tadıyoruz aslında bu kadar acıyı.-
      Şimdi bilmem kaçıncı türkünün ortalarında kulaklarım. Dinliyorum. Elimde içil(e)memiş çayım, kavuşacaklarım, geride bıraktıklarım, aklım, fikrim, derdim, dermanım derken; yollar gidiyor, ben gidiyorum..
      

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder