4 Şubat 2015 Çarşamba

Yaşamak, yürürken kitap okumak gibi..

Ayaklar ömür yolunu adım adım tüketirken bir yandan; diğer yandan gözler anlamlı birşeyler yakalamaya çalışıyor hayat kitabından.Yani biraz zor mesele yaşamak. Her okumak hakkını veremiyor bir kitabın.Kimileri okuyup bitirmeyi görev bilircesine; gözünü bile ayırmadan, sağa sola bakmadan yaşayıp gidiyor.Tek cümle kaçırmasın diye gözleri, tekrar tekrar dönüyor eski sayfalara ve her defasında keşkeler karalıyor satır aralarına.Kimi okuduğuna yanıyor görmez olsaydım diye, kimi kaçırdığından dertli.Cümleler herkes için önemli.Ama altını çizdikleriyle üstünü çizdikleri karışmış kimilerinin.Bazen gözyaşları dağıtmış yazıların mürekkebini, bazen öfkeden ya da hırstan sıçramış insan salyaları..

Oysa kitaplar yıpranır azizim..En az insanlar kadar.Bizdeki bu hâl de yıpranmışlıktır belki.Belki yaşamışlık, belki yaşamamışlık; yürürken okumanın/yaşamanın zorluğundan muzdarip 'kimileri' gibi..Herkes gibi. Ama zararı yok.Zira hayatın ve yolun sahibini bilenler bilirler ki; kitaplar okumak, insanlar yaşamak içindir.Ve her ikisi de yaratan ve yaşatan, yürüten ve okutan için yıprandığınca kıymetlidir.

Not:
Yaşamla ilgili benzetme yapmak yaşamak işini bilmek iddası değil.Biraz yürümeyi, biraz kitapları, biraz da satır aralarına notlar almayı sevmek bizimkisi.Ve hayatı, yaşamak işine birkaç cümle eklemek için kalem tutmaya değer görmek..

                                                                            Nihal Şahin